3 kişi kendisini tutuyor, 1 arkadaşı var.
Benim midem hassas bilirsin.
Çokça gece kapattım
Güçlü kramplar eşliğinde…
Bak yine mideme oturdun
Acı çekeceğimi bile bile
Seni kusmuyorum
-kusmaktan tiksinirim-
Sen zaten küçülüyorsun kendi kendine
Asla yok olmayacak bir şekilde
Ama yinede sıfırla bütünleşircesine…
Sıfır demişken…
Bak bulunduğum yer donma noktasının bile ötesinde..
Benim midem hassas söyledim.
Sindiremiyorum her şeyi…
Birde söyledim ya kusamıyorum
Bu nedenle
Gözümün içine baka baka yalan söyleme!
Bilir misin yalanın sonu ölümdür ahitte…
Ben seni öldürmeyeceğim.
Bak çok kolay olacak
Açık açık söyle sen aslında ‘benim için’ hiçsin diye
Emin ol üzülmeyeceğim –bundan fazla-
Bu komik değil…
Senden başka kimse gülmüyor
Kes Şovunu düşsün yüzündeki maske!
Benim midem hassas sakın bilmiyorum deme!
Bak sancı çekiyorum…
Sen yetmiyormuşsun gibi
Birde şişenin dibini buldum dün gece.
-Kusacağım!
Ayakta yol alıyor sana çıkan cümlelerim...
Hangi sıfata bürüsem güzelliğini
Yahut kalkıp yer versem gözlerine ,
Bir başkasına çıkıyor kelimeler...
Üçüncü şahsın tekelinde kalmış tekil bir aşk var parantezin içinde...
Hangi sözlüğe baksam ,
Karşılığı yağmur oluyor kirpiklerinin...
Arkadan iki kişilik bir hayat uzatmıştım oysa ,
Ama sen ;
Üstünü vermedin...
Küçükkende böyleydim ben ;
Hep ,
"Yolculuk" oynardım...
Acının rahmine düştü sevdam
çoğaldıkça, kan kustu dünya üstüme
zehirledim adını hatırlatan her yağmuru ....
toprak utandı.....
gelmiş geçmiş en büyük yalandı senin söylediğin
yalan kendinden şüphe etti,
gece ağladı, şarkılar ağladı, şiirler yasta
zaman şimdi en sancılı vaktinde.....
derin derin işliyor içime...
bütün aynalar, yüzsüzlüğüne kırıldı
her parçada, kestiğin söz battı gözlerime
kafiyesi kalmadı ağlamanın....
canını acıttım, adını hatırlatan her yağmurun..
tenim çürüdü, elleri titredi gecenin.....
/....susmalardan geçtim,
avazım çıktığı kadar koynundayım kelimelerin..../
kaç hali var ki bunu anlatmanın?
"sen" hali sırtımda bıçak yarası gibi.....